Nükleer Tıp

Hastalıkların görüntülenmesinde ve tedavisinde izlenen teknolojik gelişmeler ile artık hastalıklar ve fizyolojik olaylar moleküler seviyede görüntülenebilmekte ve bireyselleştirilmiş, hedefe yönelik tedaviler planlanmaktadır.

Nükleer Tıp incelemeleri hastaya sıkıntı vermeyen kolay incelemelerdir. Genel olarak sintigrafi incelemeleri olarak adlandırılır. Bu incelemeler organların yapı ve fonksiyonları hakkında detaylı bilgi verir ve hastalık tanısı, tedavinin yönlendirilmesi ve hasta takibinde kullanılır.

Sintigrafik incelemelerde incelenecek organa göre değişik radyoaktif madde içeren bileşikler çok az dozda damar yolu ile veya bazı çalışmalarda ağız yolu ile verilir. Sintigrafik incelemelerde hastanın aldığı radyasyon dozu radyolojik incelemelerden (akciğer grafisi, Bilgisayarlı Tomografi gibi) farklı değil ve hatta daha düşüktür. Çocuklarda yeni doğan döneminde bile incelemeler yapılabilmektedir. Nadir durumlar dışında hamilelerde inceleme yapılmaz. Görüntüleme genellikle belirli bir bekleme süresi sonrası yapılır.

Bekleme süresi testin özelliğine göre 15 dakika ile 2 saat arasında değişir. Görüntüleme gama kamera olarak bilinen özel sistemde yapılır. Bu görüntüleme sistemi radyasyon üretmez, hastaya daha önce verilmiş olan radyoaktif maddeden gelen gama ışınlarını kaydeder. Elde edilen fonksiyonel görüntüler Nükleer Tıp alanında uzmanlaşmış hekim tarafından değerlendirilir.

Radyasyon doğada, çevremizde ve evimizde hali hazırda bulunmakta olup, sağlık alanında da tanı ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Nükleer tıp bölümünde yapılan incelemelerde de radyasyon minimum dozlarda sizin sağlığınız için kullanılacaktır.

Nükleer Tıp bölümünde; kalp, böbrek, akciğer, tiroid, karaciğer ve beyin gibi organların çalışma durumunu, anatomisini, fizyolojisini ve patolojisini göstermek için birbirinden farklı görüntüleme ilaçları (Radyofarmasötik) ve farklı özelliklerde kameralar (PET/BT, Gama kameralar, SPECT/BT…) kullanılmaktadır.

Kanser, enfeksiyon, damar tıkanıklığı, metabolik bozukluklar, böbrek rahatsızlıkları, beyin hastalıkları, yaşlılığa bağlı değişiklikler… gibi çok farklı hastalıkta Nükleer tıp tetkikleri ile hastalığın varlığı ve mevcut ise seviyesi hakkında bilgi toplanabilmekte, tiroid hastalıkları gibi bazı hastalıklarda ise hastalığın tedavisine yönelik girişimlerde bulunulmaktadır.

Birçok hastalık henüz anatomik görüntü vermeden önce moleküler düzeyde belirti vermektedir. Bu sayede hastalıkların erken safhada tanısı ve tedavi başarı oranının artması sağlanmaktadır.

Nükleer Tıp ünitesinde, Philips Gemini TF PET/BT (16 kesit), GE NM530c Kardiyak gama kamera ve Philips BrightView SPECT/BT cihazları bulunmaktadır. PET/BT cihazı yüksek zamansal çözünürlüğü ile Time of Flight teknolojisine sahiptir. Bu modern sistemlerde PET/BT görüntüleri daha düşük radyasyon verilerek daha iyi çözünürlükte, üstün görüntü kalitesi ile elde edilmektedir.

GE NM530c gama kamera, sadece kalp sintigrafisi için özelleşmiş bir makinedir. Türkiye’de üç adet bulunan bu sistem yüksek teknolojik alt yapıları ile diğer gama kameralardan ayrılmaktadır. Semisolid dedektör yapısı olarak adlandırılan bu teknoloji ile Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (Kalp görüntülemesi) yapılacak olan hastaların aldıkları radyasyon dozu 4 kat azalmakta, kamerada geçirdikleri süre 4 kat kısalmakta (Yaklaşık 3 dakika) ve elde edilen görüntülerin kalitesi katlarca kez artmaktadır.

Philips BrightView SPECT/BT cihazı, üzerinde Flat Detektörlü BT ile donatılmıştır. SPECT/BT cihazı her Nükleer Tıp merkezinde bulunmamakta olup, kemik Sintigrafisi ve sentinel lenf nodu incelemesi başta olmak üzere birçok Nükleer Tıp tetkikinde tetkiğin özgüllüğü artırmaktadır. Daha kesin ve doğru görüntülemeler yapılmasını sağlamaktadır.

Bölümümüzde uygulanan görüntüleme yöntemleri ve tedavi uygulamaları;

Solunum Sistemi

  • Akciğer Perfüzyon ve Ventilasyon Perfüzyon Sintigrafisi (Tc99m MAA)
  • Post-Operatif FEV1 Hesabı (Tc99m MAA)

Santral Sinir Sistemi

  • Beyin PET incelemesi (18F-FDG)
  • Beyin Perfüzyon incelemesi (Tc99m HMPAO)
  • Ventrikül Şant Açıklığının Araştırılması (Tc99m DTPA)
  • Sisternografi (Tc99m DTPA)

Kardiyovasküler Sistem

  • Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (Talyum201 veya Tc99m MIBI görüntüleme)
  • Miyokard PET (18F-FDG ile Miyokard canlılık incelemesi)
  • Miyokard Sempatik İnervasyon Sintigrafisi (I123 veya I131 MIBG)
  • Radyonüklid Ventrikülografi (MUGA)

İskelet Sistemi

  • Üç Fazlı Kemik Sintigrafisi
  • Tüm Vücut Kemik Sintigrafisi
  • Kemik PET/BT (F18-NAF)
  • Artrosintigrafi

Endokrin Sistem

  • Tiroid sintigrafisi
  • Paratiroid sintigrafisi
  • Dakriyosintigrafi

Gastrointestinal Sistem

  • Gastrointestinal Kanama Yeri Saptanması (Tc99m RBC)
  • Gastroösefageal Reflü Sintigrafisi
  • Mekkel Divertikül Sintigrafisi
  • Mide Boşalma Zamanı
  • Ösefagus Transit Zamanı
  • Tüktük Bezi Sintigrafisi

Genitoüriner Sistem

  • Dinamik Böbrek Sintigrafisi (DTPA veya MAG3 ile)
  • Statik Böbrek Sintigrafisi (DMSA)
  • ACE inhibitörlü Dinamik Böbrek Sintigrafisi (DTPA veya MAG3 ile)
  • Testis Sintigrafisi
  • Vezikoüreteral Reflü Sintigrafisi (Direkt ve indirekt)

Enfeksiyon Görüntülemesi

  • İşaretli Lökosit Sintigrafisi
  • Nanokolloid ile Kemik İliği Sintigrafisi
  • 18F-FDG ile Enfeksiyon Görüntüleme

Nükleer Hematoloji

  • Dalak görüntüleme (Denatüre eritrositler ile)
  • Hemajiyom Görüntüleme
  • Lenfosintigrafi

Nükleer Onkoloji Tedavileri

  • İyot 131 Tedavi (düşük doz ve yüksek doz tedavi)
  • Lutesyum- 177 DOTATATE ile nöroendokrin tümör tedavisi
  • Lutesyum- 177 PSMA ile prostat kanseri tedavisi
  • Radyum 223 (Xofigo) ile prostat kanseri tedavisi
  • Radyonüklid Tedavi, Samarium-153
  • Radyonüklid Tedavi, Strontium-89
  • Radyonüklid Tedavi, Rhenium-186
  • Y90 Mikroküre Tedavisi
  • Radyosinovektomi

Nükleer Onkoloji

  • 18F-FDG PET/BT (Pozitron Emisyon Tomografisi)
  • 18F-NAF PET/BT
  • Ga-68 DOTATATE PET/BT
  • Ga-68 PSMA PET/BT
  • İntraoperatif gama prob (Tc99m kolloid, I131 ve 18F-FDG uyumlu)
  • İyot 131 Tarama
  • Meme sintigrafisi
  • Sentinal Lenf Nodu İncelemesi (meme kanseri ve malign melanomda SPECT/BT ile anatomik haritalama)
  • Penta DMSA (V-DMSA) (Medüller tiroid kanserlerde)
  • I123 veya I131 MIBG görüntüleme

PET/BT Görüntüleme (18F-FDG veya 18F-NAF ile)

  • Onkolojik Amaçlı PET/BT görüntüleme (18F-FDG)
  • Ga-68 DOTATATE PET/BT
  • Ga-68 PSMA PET/BT
  • Kalp Canlılığı için PET görüntüleme (18F-FDG)
  • Beyin Hastalıklarının Görüntülemesinde PET görüntüleme (18F-FDG)
  • Kemik PET/BT görüntüleme (18F-NAF)

Diğerleri

Dakriyosintigrafi

PET/BT, PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ve BT (Bilgisayarlı Tomografi) ile elde edilen bilgileri tek bir cihazda birleştirmektedir. Bu sayede anatomik görüntüleme ile fonksiyonel görüntüleme aynı anda değerlendirilebilmektedir.

Başta kanser veya kanser şüphesi olan hastalarda tanıda, evrelemede ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılmakta olan bu gelişmiş teknoloji, aynı zamanda beyin hastalıklarının (demas ve epilepsi gibi) ve kalp doku canlılığının gösterilmesi gibi kanser dışı hastalıklarda da hayati bilgiler vermektedir.

Kanser hücreleri kontrolsüz büyüyen kendi hücrelerimizdir. Büyümek, çoğalmak ve yayılmak için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Vücutta bu ihtiyaçlarını basit şeker molekülleri ile sağlarlar. Şeker molekülünün bir atomunun radyoaktif F18 ile yer değiştirilmesi ile FDG (Floro-Deoksi-Glukoz) maddesi elde edilir. Bu madde eser miktarlarda hastaya verilir. Yaklaşık 1 saat ilacın vücutta dağılması beklenir. Çekim ise yaklaşık 20 dakika sürmektedir. Philips PET/BT’nin özel yapısı nedeniyle PET ve BT üniteleri arasında hastanın tavanda oluşturulan yapay gökyüzünü görebileceği bir boşluk yer almaktadır. Bu sayede klostrofobisi olan (Kapalı Alan korkusu) hastalar da rahatlıkla çekime alınabilmektedir. Hastalığı, yaşı veya kişisel durumu nedeniyle uyanık olarak çekim yapılamayacak hastalarda anestezi doktorları eşliğinde çekim gerçekleştirilmektedir.

Nükleer Tıp bölümünde, ayrıca F18 işaretli NAF molekülü ile de kemik PET/BT çekimi uygulanmaktadır. NAF molekülü kanserlerin kemikteki yayılımını kemik sintigrafisinden çok daha duyarlı olarak gösteren bir yöntemdir. Kemik kanlanması ve remodeling ile orantılı olarak kemik yapıda tutulur. Görüntüleme süreleri FDG ile yapılan PET/BT incelemesine benzerlik gösterir.

FDG ve NAF ile yapılan PET/BT incelemelerinde kullanılan radyoaktif F18 atomunun yarı ömrü 110 dakika olup, hasta çekim sonrası normal yaşamına devam etmektedir.

Çekim için damardan verilen eser miktarlardaki FDG, TOF (Time of flight) teknolojisi sayesinde, eski cihazlara oranla belirgin azalmıştır.

Kullanılan ilaç herhangi bir vücut fonksiyonunu değiştirmemekte ve böbrek rahatsızlıkları dahil, her yaş grubunda güvenle kullanılabilmektedir.

Bu görüntüleme ile tüm vücudunuzda kanser hücreleri araştırılmakta ve hastalığın yeri, yaygınlığı, diğer organlara yayılıp yayılmadığı ve karakteri (iyi huylu mu? Kötü huylu mu?), hastalığın nüksü, uygulanan tedavinin işe yarayıp yaramadığı sorularına yanıt bulunmaktadır. Ayrıca ışın tedavisi uygulanacak hastalarda gerçek tümör dokusunun yerini göstererek tedaviye yön vermektedir.

Elde edilen kesitsel ve 3 boyutlu görüntüler, konusunda uzman Nükleer Tıp doktorları tarafından değerlendirilip, raporlanmaktadır.

Işın tedavisi (Radyoterapi) alacak hastalarda, PET/BT görüntüleri Radyoterapi Uzmanları tarafından kullanılarak hastaya özel tedavi planlaması yapılabilmektedir.

Hasta hazırlığı;

18F-FDG PET/BT ile çekim yapılacak hastalarda 4 saatlik açlık gerekmektedir. İnsülin kullanan hastaların bu durumlarını belirtmeleri halinde gerekli düzenleme hekimlerimiz tarafından yapılacaktır.

18F-NAF PET/BT ile çekim yapılacak hastalarda açlık gerekmemektedir.

Şu anda sosyal güvenlik kurumu tarafından onaylanan ve ödemesi yapılan endikasyonların listesi aşağıdadır. Bu endikasyonlar ile yapılan çekimlerde PET/BT çekimlerinde hastalarda ücret farkı alınmamaktadır.

Kalp Sintigrafisi

Basitçe, kalp kasına ulaşan kan miktarı değerlendirilerek kişide koroner arter hastalığı (KAH) bulunup bulunmadığının anlaşılmasına yarayan bir görüntüleme yöntemidir.

Film için düşük miktarda radyasyon içeren bir radyoaktif ilaç; uygulanacak stres testinin sonunda (egzersiz veya farmakolojik) damar yoluyla enjekte edilecektir. Radyoaktif ilaç kan akımı yoluyla koroner arterlere ve oradan kalp kasına ulaşır. Ardından özel bir kamera yardımıyla verilen radyoaktif maddenin kalbinizde nasıl dağıldığını gösteren görüntüler elde edilir. Görüntüler bir bilgisayar yardımıyla düzenlenerek, değerlendirilir. Kalp kasına giden kan miktarı ile doğru orantılı olarak radyoaktif ilaç miktarı da artar ya da azalır. Böylece koroner arterlerin beslediği kalp kası görüntülenerek koroner arterlerdeki darlık ya da tıkanıklıklar hakkında bilgi edinilir.

Ge 530c Gama kamera yeni nesil bir gama kameradır. Türkiye’de şu anda üç adet bulunmaktadır.

Bu gama kamera ile dört kat yüksek duyarlılık sağlanmaktadır. Eski kameralarda 15 dakika süren çekim süresi bu kameralar ile 3 dakikaya inmiştir. Çekim süresinin kısalması ile görüntünün tekrar edilmesine neden olabilen hasta hareketi sorunu ortadan kalkmaktadır. Cihaz hastanın konforu için açık olarak dizayn edilmiş olup, klostrofobisi olanların rahatlıkla yatabileceği şekildedir.

Bu sistemde iki adet detektörün hastanın etrafında hareket etmesi ile sağlanan eski görüntülerden farklı olarak 19 adet dedektör hastanın kalbine odaklanmakta ve yüksek kalitede görüntüler elde edilmektedir.

Hastaya uygulanan radyoaktif madde dozu bu sistem ile dört kat azalmaktadır.

Tiroid Hastalıkları Tanı, Tedavi ve Takibi

Tiroid bezi insan vücudunda metabolizmayı düzenleyen boyun bölgesinde bulunan bir iç salgı bezidir. Çok çalışması durumunda; sinirlilik, saç dökülmesi, kısırlık, libido kaybı, ateş, terleme, çarpıntı, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları, zayıflama, iştah artışı, gözlerde öne çıkma gibi bulgulara neden olmaktadır (zehirli guatr). Az çalışması durumunda ise devamlı uyku hali, anlama güçlüğü, kilo alma, halsizlik, kabızlık, aritmi, kramplar, depresyon, kısırlık ve azalmış libido gibi şikayetlere neden olmaktadır.

Günümüzde çevresel etkenler ve yaşam şartları nedeniyle kanser vakaları artış göstermektedir. Çoğu kanserin aksine, tiroid bezinden köken alan kanserler erken tanı ile büyük ölçüde tedavi edilebilen hastalıklardır. USG ile yapılan taramalarda toplumda her 5 kişiden birinde nodül bulunduğu saptanmıştır. Yaklaşık her 10 nodülden biri kanser içermektedir.

Tanı

Tiroid sintigrafisi ve USG korelasyonu;

Bu bezin büyüklük, yerleşim, yapısı ve fonksiyonu hakkında detaylı bilgi edinmek için, yapılan çalışmaya tiroid sintigrafi denir. Bu inceleme için test öncesi bir hazırlık ( açlık, ilaç, vb.) gerekmez. Tetkik yaklaşık 20 dakika sürmektedir. Elde edilen görüntülerin eş zamanlı olarak USG ile birlikte değerlendirilmesi durumunda özellikle birden fazla nodülü olan hastalarda, hangi nodüllerin risk teşkil ettiği anlaşılmakta ve daha odaklı biyopsiler yapılabilmektedir.

Tedavi

Radyoaktif iyot (131I), tıpta kullanılan en iyi hedef odaklı tedavilerden biridir. Bu tedaviler gerekli hallerde çocuklarda dahil her yaş grubunda güvenle kullanılabilmektedir. Genellikle düşük doz tedavi ile yüksek doz tedavi kavramları toplumda karıştırılmaktadır.

Kanser dışı tiroid hastalıklarının tedavisinde hastalara düşük doz tedaviler ( < 20mci) uygulanmaktadır.Bu tedavilerde hastanın hastanede yatması gerekmez. Tedavi için verilen iyot ameliyat olmadan aktif (sıcak) nodül ve çok çalışan tiroid bezinin susturulmasını sağlamaktadır.

Kanser hastalıklarında ameliyat sonrasında yüksek doz iyot ile ablasyon uygulanmaktadır. Bu tedavide hastanın iki gün süresince özel olarak hazırlanmış odalarda konaklaması gerekir. Bölümümüzde iki adet iyot tedavi odası bulunmaktadır. Bu odalarda TV, internet bağlantısı, DVD player, kitaplık, günlük gazete, çay-kahve ve güler yüzlü hizmet ile her türlü rahatınız düşünülmüştür. İki gün süresince yakınlarınız kısa süreler ile sizi ziyaret edebilmektedir. Tedaviden 4-5 gün sonra tedavide verilen doz ile tüm vücudunuzda kanser taraması yapılacaktır.

Takip

Tiroid kanserinde ablasyon (yüksek doz iyot tedavisi) yapılarak, mevcut ise geride kalan kanser hücreleri ve metastazlar yok edilmektedir. Hastalığın nüks etme ihtimalini azaltmaktadır. Hastalığınızın ameliyat sonrası takibinde; muayene, USG, Tiroglobulin ve iyot tarama en sıklıkla başvurulan yöntemlerdir. Tiroglobulin seviyesi ve iyot tarama, ablasyon uygulanan hastalarda tarama amacıyla fayda sağlamakta, ablasyon tedavisi almayan hastalarda tanıya faydası azalmaktadır.

Sentinel Lenf Nodu Sintigrafisi ve İntraoperatif Gama ProbuSentinel lenf nodu, tümörün yolu üzerindeki ilk lenf nodudur. Bu lenf nodunda hastalık yok ise devamındaki lenf nodlarında da yüksek olasılık ile hastalık bulunmamaktadır. Meme, tiroid ve malign melanom başta olmak üzere çeşitli hastalıklarda sentinel lenf nodu incelemesi yapılmaktadır. İntraoperatif gama prob ile cerrahlarımız ameliyatta bu lenf nodunu kolaylıkla tespit edebilmektedir. Bu sayede gereksiz bölgesel lenf nodu ameliyatları önlenmekte ve uzuvlarda lenf ödem oluşması önlenmekte ve yanlış lenf nodu diseksiyonlarının önüne geçilmektedir.

İşaretli Lökosit Sintigrafisi

Nükleer Tıp Bölümümüzde, Türkiye’de sınırlı sayıda yapılabilen işaretli lökosit sintigrafisi de rutin klinik kullanıma girmiştir. Bu sayede enfeksiyon odaklarının doğru tespiti mümkün olacaktır. Bu inceleme, sebebi bilinmeyen ateşten, kemik ve yumuşak doku enfeksiyonları, protez enfeksiyonu, metalik implantlar etrafındaki enfeksiyon odaklarının tespitine kadar geniş bir hasta grubunda kullanılmaktadır.

Lökosit Sintigrafisinde; hastadan alınan kan uzman doktorlarımız tarafından çeşitli işlemlerden geçirilmekte, lökosit hücreleri ayrıştırılmaktadır. Ayrıştırılan hücreler 99mTc - HMPAO ile işaretlenmekte ve halen canlı iken hastaya geri verilmektedir. Enfeksiyon ile mücadelede en önemli rolü üstlenen bu hücreler hastalığın bulunduğu alana giderek fonksiyon görmektedir.

SPECT/BT Gama kamera cihazımız ile lökosit hücrelerinin yeri dışarıdan tespit edilmektedir. Cihazın BT komponenti sayesinde enfeksiyonun tam lokalizasyonu tomografi görüntüleri ile saptanmakta ve yumuşak doku kemik ayrımı rahatlıkla yapılabilmektedir.

Hastanemizde lökosit hücrelerinin işaretlenmesi için, sayılı hastanede bulunan özel hücresel işaretleme odası bulunmaktadır. Bu işlem için hazırlanan odanın duvarları, zemin ve tavanı dekontaminasyon uygulanabilmesi için Epoksi ile kaplanmıştır. Odada yer alan class 2A özellikli laminar flow kabin ve yüksek kapasiteli soğutmalı santrifüj ile Avrupa standartlarında hücre işaretleme işlemi yapılmaktadır.

Diğer Sintigrafiler

Kemik Sintigrafisi (Üç fazlı veya tüm vücut)

İyi huylu ve kötü huylu kemik hastalıkları ve kemik enfeksiyonunun tanısında kemik sintigrafisi ile tüm vücudun taranması yapılmaktadır. Bu işlem için her yaştan hastada güvenle uygulanabilmektedir. Düşük dozlarda radyoaktif işaretli MDP’nin damardan verilmesini takiben yumuşak dokudan temizlenmesi için 2-3 saat beklenmekte, sonrada 20 dakikada görüntü alınmaktadır. Bu işlem için açlık gerekmemektedir. Çekim sırasında hastanın kendini rahat hissetmesi için çekim odasının tavanı yapay gökyüzü ile donatılmıştır.

Kemik sintigrafisi görüntüleri SPECT/BT özelliği olan bir cihaz ile alındığından gerekli vakalarda tomografik görüntüler alınarak daha kesin tanılar verilebilmektedir.

SPECT/BT, SPECT sisteminin fonksiyonel verileri ile BT tarafından verilen detaylı anatomik bilgiyi birleştiren yeni bir hibrid görüntüleme modalitesidir. SPECT/BT cihazları, hem BT tarayıcıyı hem de SPECT özelliğine sahip gama kamerayı tek bir hasta yatağında içeren entegre cihazlardır. BT’nin sağladığı attenüasyon düzeltmesi ve anatomik lokalizasyon bilgileri SPECT tetkikinin uzaysal rezolüsyonunu arttırmakta ve elde edilen fonksiyonel bilgiyi daha değerli kılmaktadır.

Kemik sintigrafisinin en sık endikasyonları; Kanser hastalıkları, kırık tayini, stres kırığı, kemik enfeksiyonu, metabolik hastalıklar, çene anomalileri, açıklanamayan bölgesel ağrılar…

Paratiroid Sintigrafisi

Paratiroid bezleri tiroid bezinin arka komşuluğunda bulunan vücudumuzun kalsiyum dengesini sağlayan küçük iç salgı bezleridir. Bu bezlerin fazla çalışması (hiperparatiroidi) ile kemiklerdeki kalsiyum depoları boşalır ve kemik erimesi oluşur, kan kalsiyum düzeyi yükselir. Bu hastalığın nedeni genellikle paratiroid bezlerindeki büyümedir. Paratiroid sinitgrafisi ile büyüyen ve fazla fonksiyon gösteren bezin yeri belirlenir. Tetkikin erken ve geç görüntüleme aşamaları vardır. Erken görüntüler enjeksiyon sonrası 15 – 20 dakikalarda geç görüntüler ise 2- 3 saatte alınır.

Dinamik Böbrek Sintigrafisi

Böbrek fonksiyonunu detaylı olarak inceleyen bir görüntüleme yöntemidir. Dinamik renografik inceleme böbreğin tüm fonksiyonlarını (kanlanma, konsantre etme, süzme) değerlendirir. Özellikle böbrek çıkışında oluşan darlıkların önemini belirlemede, böbrek ameliyatı sonrası takipte, sık böbrek yolu iltihabı geçiren hastaların değerlendirilmesinde ve böbreğe ait diğer hastalıkları değerlendirmede kullanılır. Böbrek transplantasyonu yapılan hastaların takibinde oldukça değerli bilgiler vermektedir. Bilgisayar yardımı ile yapılan sayısal analizler (böbreklerin toplam fonksiyona katkısı, böbrek filtrasyon eğrileri) hasta takip ve tedavisini yönlendiren bilgiler vermektedir. Tetkik için özel bir hazırlığa gerek yoktur. Hastanın aç kalması gerekmez. Gelmeden en az 2 – 3 bardak su içmesi istenir.

Statik Böbrek Sintigrafisi

Çocuk ve erişkinlerde sık istenen diğer bir böbrek incelemesinde statik böbrek (DMSA) sintigrafisidir. Çeşitli nedenlerle böbrekte hasar oluşturup, oluşturmadığını belirlemek amacıyla yapılır. Tetkik için özel bir hazırlık, açlık gerekmez. Enjeksiyondan 2,5 – 3 saat sonra görüntüleme yapılır.