Radyasyon Onkolojisi

Radyoterapi, yüksek enerjili radyasyonun kullanılması ile kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir.

  • Radyoterapi kanserli hücre ile beraber normal hücreleri de etkiler, dolayısı ile tedavi planlaması yan etkileri en aza indirecek şekilde dikkatli ve tecrübeli ellerde yapılmalıdır.
  • Kanser tedavisi sırasında uygulanan radyoterapi bir makine yardımı ile dışarıdan verilebileceği gibi tümör hücrelerinin içine veya yakınına yerleştirilen radyoaktif maddeler ile de olabilir.
  • Hastalar kanser türlerine bağlı olarak ameliyattan önce, ameliyat sırasında veya ameliyattan sonra radyoterapi alabilirler.
  • Radyoterapi tek başına veya kemoterapi ile birlikte uygulanabilir.

1. Radyoterapi nedir?

Radyoterapide yüksek enerjili radyasyon kullanılarak kanser hücrelerini öldürmek ve dolayısı ile tümörü yok etmek hedeflenir. En sık kullanılan radyasyon tipi X ve gama ışınlarıdır. Radyoterapi bir makine yardımı ile dışarıdan verilebilir (eksternal radyoterapi) veya radyoaktif kaynakların tümörlü bölgeye yerleştirilmesi ile içeriden de (internal radyoterapi veya brakiterapi) uygulanabilir. Tüm kanser hastalarının %50’si tedavileri süresince en az 1 kere radyoterapi alır.

2. Radyasyon kanser hücrelerini nasıl öldürür?

Radyoterapi kanser hücrelerinin DNA’sına etki ederek öldürür. Bunu ya direk yolla veya serbest radikaller oluşturarak dolaylı yolla yapar. DNA’sı etkilenmiş olan kanser hücresi bölünmesini durdurur veya ölür. Hasralı hücreler öldüğünde vücut tarafından sindirilir.

3. Radyasyon sadece kanser hücrelerini mi öldürür?

Hayır, radyasyon tedavisi normal hücrelere de zarar verebilir, bu da yan etkilerin görülmesinin sebebidir. Doktorlar radyoterapiyi planlarken normal dokularında bir miktar radyasyon alacğını göz önünde bulundururlar. Tüm vücut için normal dokuların aldığı radyasyon dozunun emniyet sınırı belirlidir. Doktorlar bu bilgiyi kullanarak radyoterapi planlamasını yapmakla yükümlüdür.


4.Radyoterapi hastalara ne amaçla verilir?

Radyoterapi bazan küratif (tedaviye bağlı kür elde etmek amacıyla) uygulanabilir. Bu tümörü tamamen yok etmek ve/veya tekrarlamasını engellemek yoluyla olabilir. Böyle durumlarda Radyoterapi ya tek başına veya cerrahi ve/veya kemoterapi ile kombine edilerek uygulanabilir. Radyoterapi palyatif olarak da uygulanabilir. Palyatif tedavilerde tümörde kür elde etmek amaçlanmaz. Bunun yerine kansere bağlı olarak gelişen semptomların rahatlatılmasını sağlar. Palyatif tedavinin bazı örneklerini aşağıda görebilirsiniz: a. Vücudun başka bir yerinden köken alan bir kanserin beyine ulaşması (metastaz) sonucunda tümörün küçülmesinin amaçlanması (tüm beyin radyoterapisi). b. Omuriliğe bası yapan veya kemiğin içinde büyüyerek ağrıya neden olan tümörü küçültmek ve ağrıyı kesmek için. c. Yutma borusu yakınında yerleşmiş olan ve hastanın yemek yemesi ve içmesine engel olan tümörün küçültülmesi.

5. Radyoterapi bir hasta için nasıl planlanılır?

Radyasyon onkoloğu bir hastanın tedavisini planlama denilen bir süreç ile düzenler. Bu sürecin ilk basamağı simülasyondur. Simulasyon sırasında tümörün yerleştiği bölgenin ve çevresindeki normal dokuların detaylı olarak görüntüleri alınır. Bu görüntüler genellikle bilgisayarlı tomografi (BT) ile olur ancak manyetik rezonans (MR), pozitron emisyon tomografisi (PET) ve ultrasondan (US) da yardım alınır. Simulasyon ve günlük tedavi sırasında hastanın tam olarak aynı pozisyonda ve de hareketsiz olmasına dikkat edilmesi gerekir. Bunu sağlayabilmek için yardımcı yataklar, baş ve baş-boyun maskeleri veya diğer yardımcı gereçler kullanılarak hastanın hem rahat hem de hareketsiz yatmasına olanak sağlanır. Simulasyondan sonra radyasyon onkoloğu tedavi edilecek olan alanı, tümöre verilecek dozu, normal dokuların etrafında ne kadar emniyet olacağını ve radyoterapi verimesi için en uygun alan açılarını belirler. Radyasyon onkoloğu ile çalışan ekip (fizikçi ve dozimetristler) ileri derecede gelişmiş bilgisayarlar kullanarak en uygun ve nihai radyoterapi planını tasarlarlar. Planın onaylanmasından sonra radyasyon onkoloğu tedavi planının uygulanmasına yetki verir. Tedavinin ilk günü ve tedavi boyunca en az haftada bir kere hastanın plana göre uygun tedavi aldığı kontrol edilir.

6. Radyoterapi hastalara nasıl uygulanılır?

Radyasyon tedavi edilecek alana dışarıdan bir makine yardımı ile uygulanabildiği gibi (eksternal radyoterapi) kanserli hücrelerin olduğu vücut kısmına radyoaktif materyallerin yerleştirilmesi ile de (internal radyoterapi / brakiterapi) uygulanabilir. Radyasyon tedavisinin uygulanma şekline radyasyon onkoloğu karar verir. Bu karar birçok faktöre bağlıdır:

  • Kanserin tipi
  • Kanserin boyutu
  • Kanserin vücut içindeki yerleşim yeri
  • Kanserin radyasyona hassas normal dokulara ne kadar yakında olduğu
  • Radyasyonun hedeflenen bölgeye ulaşması için ne kadar yol alması gerektiği
  • Hastanın genel sağlık durumu ve medikal öyküsü
  • Hastaya daha başka hangi tür kanser tedavilerinin uygulanacak olduğu
  • Hastanın yaşı ve diğer tıbbi durumu gibi diğer faktörler

Eksternal Radyoterapi

Hastalara eskternal radyoterapi genellikle seanslar şeklinde birkaç hafta boyunca uygulanır. Seansların sayısı verilecek olan toplam radyasyon dozuna göre doktor tarafından belirlenir.
En sık uygulanan eksternal radyoterapi türüne 3-boyutlu konformal radyoterapi (3DCRT) adı verilir. Bu teknikte son derece gelişmiş bilgisayarlar ve radyoterapi cihazları sayesinde hedeflenen radyasyon alanının ve çevre dokuları aldığı dozlar belirlenerek tedavi uygulanılır.
Yoğunluk ayarlı radyoterapi (IMRT): Radyasyon huzmeciklerinin yüzlerce parçacık şekillendirici kolimatörler kullanılarak radyoterapi uygulamasına verilen isimdir. Kolimatörler tedavi sırasında sabit veya hareketli olabilirler. Bu şekilde radyasyon verilen bölgenin tam da tümörün şeklini alması sağlanır ve böylelikle normal dokular maksimum derecede korunmuş olur.
Radyoterapinin diğer formlarından farklı olarak yoğunluk ayarlı radyoterapide planlama tersten yapılır. Bu planlama türünde radyasyon onkoloğu tümöre ve çevreleyen dokulara ne kadar radyasyon dozu vermek istediğini belirler ve tedavi planlaması buna göre yapılır. Planlama sırasında yüksek güçlü bilgisayar programları kullanılarak en uygun tedavi alanları belirlenir.
Yoğunluk ayarlı radyoterapinin amacı radyasyona ihtiyacı olan bölgelerdeki radyasyon dozunu artırmak ve bu sırada sağlıklı dokuyu koruyabilmektir. 3 boyutlu konformal tedavi ile karşılaştırıldığında bazı yan etkileri azalttığı gözlenmiştir (örneğin baş boyun ışınlamalarında tükürük bezlerinin ışınlanmasının engellenmesi ve uzun dönemde ağız kuruluğu görülmemesi gibi).

Görüntü rehberliğinde radyoterapi (IGRT):

Görüntü rehberliğinde yapılan radyoterapide tedavi sırasında sürekli görüntü alınması işlemi söz konusudur. Bu görüntüler bilgisayarlar yardımı ile işlenir ve tümörün yerleşim yeri, boyutları sürekli kontrol edilerek ışınlama alanının doğruluğu değerlendirilir. Ne kadar gelişmiş teknikler ile tedavi planlama yapılırsa yapılsın, her tedavi seansında hedefin doğru olduğunun kontrol edilmemesi durumunda ışınlama yanlış olacaktır. Seanslar süresince hastanın ve/veya tümörün boyutlarında bir değişiklik olması durumunda bu görüntüler yeniden değerlendirilerek planlamalar tekrarlanabilir. Bu sayede yan etkilerin daha da azaltılması mümkün olacaktır.

Stereotaktik radyocerrahi (SRS):

Bu tedavi türünde küçük tümörlere bir veya birkaç uygulama ile çok yüksek radyasyon dozları verilmesi amaçlanır. Çok ileri derecede kesin ve doğru görüntü rehberliğinden faydanılarak tümörün ve hastanın pozisyonlanmasına dikkat edilir. Bu sayede çok yüksek radyasyon dozları normal dokular korunarak hastalıklı bölgeye verilebilir. Stereotaktik radyocerrahi düzgün sınırlı ve küçük tümörleri tedavi etmek için kullanılır. Daha çok beyin tümörleri, beyin metastazları, omurilik tümörleri ve metastazlarında kullanılan bir yöntemdir. Hastanın hareketsizliğin korunması için bir baş çerçevesi ve/veya maskeler kullanılır. Bu sayede radyasyonun uygulanması sırasında hastanın hareketsiz olduğundan emin olunur.

Stereotaktik vücut radyoterapisi (SBRT):

Bu tedavi türünde daha az seans sayısı, daha küçük alanlar ve daha yüksek dozlar kullanılarak vücudun herhangi bir bölgesindeki tümör tedavi edilir. Kısaca tanım olarak beyin ve omurilik dışındaki stereotaktik radyocerrahiye stereotaktik vücut radyoterapisi adı verilir.Bu bölge yerleşimli tümörler çeşitli nedenlerle hareket etmeye eğilimlidir ve bu nedenle tam olarak lokalize edilemezler. Stereotaktik vücut radyoterapisi küçük ve izole tümörleri tedavi etmeye yarar; özellikle akciğer, karaciğer, böbrek üstü bezi ve pankreas yerleşimli tümörlerde sıklıkla kullanılır.

İnternal radyoterapi

İnternal radyoterapi (içten tedavi, brakiterapi), radyoaktif kaynakların tümörlü bölgeye yerleştirilmesi ile yapılan bir tedavi yöntemidir. Kanser tedavisinde birçok brakiterapi yöntemi kullanılmaktadır.

7. Bir hastaya ne zaman radyoterapi uygulanır?

Radyoterapi bir hastaya cerrahiden önce, cerrahi sırasında veya sonrasında yapılabilir. Radyoterapi cerrahi ile veya diğer tedavi yöntemleriyle kombine edilebilir. Radyoterapi kemoterapi ile eş zamanlı veya ardışık olarak uygulanabilir. Radyoterapinin zamanlaması kanser tipine ve tedavi amacına göre değişir.

8. Radyoterapi hastaları radyoaktif yapar mı?

Eksternal radyoterapi hastaları radyoaktif yapmaz. Geçici brakiterapi tedavileri sırasında, radyoaktif maddeler hala hastanın içindeyken hasta radyoaktiftir; ancak bu materyaller çıkartılır çıkartılmaz hasta radyoaktif olma özelliğini yitirir. Bu uygulamalar sırasında hasta hospitalize edilir, bu sırada kaldığı oda özel kurşun bloklar ile donatılmıştır ve dışarı ile teması engellenir.

9. Radyoterapinin potansiyel yan etkileri nelerdir?

Radyoterapi hem erken (akut) hem de geç (kronik) yan etkilere neden olabilir. Akut yan etkiler tedavi sırasında görülür ve kronik yan etkiler ise tedavi bitiminden aylar veya yıllar sonra görülen yan etkilerdir. Görülen yan etkiler genellikle hedef bölge içerisine giren normal dokuların aldığı radyasyon dozları nedeniyle olur. Bunun dışında uygulanan toplam doz, seans başına düşen doz, hastanın genel durumu ve eş zamanlı diğer tedaviler de yan etkileri etkiler.

Akut yan etkiler sıklıkla tedavi alanına giren ve hızlı bölünen normal hücrelerin radyasyon dozu almasına bağlı görülür. Bu etkiler arasında cilt etkileri (kızarıklık, kaşıntı, döküntü, açılma), ağız kuruluğu, saç dökülmesi, karın krampları olabilir. Bu etkiler tedavi bitiminden sonra büyük oranda düzelir.

Yorgunluk, tedavi devam ederken görülen ve sık gözlemlenen bir yan etkidir. Tedavi alanı neresi olursa olsun sık görülür. Bulantı ve/veya kusma batın ve/veya beyin ışınlamalarında sıkça görülür.

Geç yan etkiler ise bazan olmayabilir. Tedavi uygulanan alana göre değişerek ciltte kalınlaşma ve sertleşme, bağırsak değişiklikleri, hafıza kaybı, doğurganlık kaybı görülebilir. Yan etkiler konusunda detaylı bilgiyi lütfen doktorunuza danışınız.