Eklem Hastalıkları

İltihabi romatizmal hastalıklar yada kireçlenme olarak ifade edilen dejeneratif eklem hastalıkları özellikle yaşla birlikte artan rahatsızlıklardır. Kireçlenmede özellikle yük taşıyan diz ve kalça eklemi, romatizmal hastalıklarda ise bütün eklemler etkilenebilmektedir. Erken dönemde eklemi korumak ve eklem harabiyetini önlemek, ileri dönemlerde bunlara ek olarak ortaya çıkan ağrıyı tedavi etmek en önemli hedeflerdir.

Hastalıklar

Diz yürümek, zıplamak, çömelmek, basmak, eğilmek, kalkmak, tekme atmak, koşmak gibi insan hareketlerinde ana rol oynaması nedeni ile travmaya en çok maruz kalan ve bu yüzden de ağrı yakınmasına en sık yol açan eklemdir.

Diz ağrısına neden olabilecek hastalıklar; osteoartroz(kireçlenme), Diz Kapağı hastalıkları, bağ lezyonları, meniskus yırtıkları,eklem iltihaplanmalar, konjenital(doğumsal) deformiteler, bel ve kalçadan yayılan ağrılar sayılabilir.

Kalça hastalıkları, yük taşıyan bir eklem olduğu için uzun süreli ve ağır fonksiyonel sakatlığın, en önemli ve sık nedenleri arasındadır.

Kalça ağrısı yapan nedenler;osteoartroz (kireçlenme), iltihaplı eklem romatizmaları, tümörler, metabolik kemik hastalıkları, yumuşak doku bozuklukları, çocukluk çağı hastalıkları, başka yerlerden kalçaya yayılan ağrılardır.

Omuz, ellerimizi ve kollarımızı kullanmamızı sağlayan önemli bir eklemdir. Ağrı, güçsüzlük ve kolay çıkabilme gibi nedenlerle omuz hareketlerinin kısıtlandığı durumlarda, günlük yaşantımız dayanılmaz bir hale gelebilir.

Hayatımızda oldukça önemli bir yere sahip olan omuz eklemi ağrısına neden olabilecek hastalıklar; Omuz da kas sıkışma (impingement) ve yırtıkları,donuk omuz, fibromiyalji(kas romatizma), osteoartrit (kireçlenme), bağ zedelenmeler, sinir hasarı, enfeksiyonlar, tümörler, boyunla ilgili hastalıkların omuza yayılması, iltihaplı romatizma hastalıkları, kas hastalıkları, iç organ hastalıkları (kalp hastalıkları, akciğer tümörleri, safra kesesi hastalıkları).

Ayak ve ayak bileği pek çok kemik, eklem, bağ ve kasın iç içe geçen yapısıyla karakterize, yürürken vücut ağırlığımızın yaklaşık 2-3 katı koşarken ise 7-8 katını taşıyan bir eklem olması nedeni ile çok sık ağrı ve hareket kısıtlılığı şikayetleri ile sık hastaneye başvurma nedenileri arasındadır.

Ayak bileği ve ayak ağrısı nedenleri şunlardır: Kas ve bağ zorlanmaları, topuk dikeni, sinir sıkışmaları, pes planus (düz tabanlık), kırık ve çıkıklar, halluks valgus baş parmak şekil bozuklukları, atletik zorlanmalar, iltihaplı romatizmalar.

Tedavi Yöntemleri

Ağrı tedavisinde fizik tedavi yöntemleri olarak ağrıya neden olan hastalıklara ve ağrının şekline göre sıcak-soğuk uygulamaları, elektrik akımları, ultrason, lazer, manyetik alan, eswt, vakum tedavisi gibi yöntemler kullanılabilinmektedir.

İzokinetik kasılma(Sabit hızla kasın kasılması) prensibiyle omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz ve ayak bileği hastalıklarına yönelik egzersiz programları yapmak, Hareketin hızını tespit etmek ve o hızda çalıştırmak, kas ve kas gruplarıyla spesifik olarak çalışmak uygulanmaktadır.

İzokinetik test ve egzersiz sistemi (Cybex- Humac Norm)

Kas gücünün arttırılması, dengenin geliştirilmesi ve çevikliğin arttırılması amacı ile kullanılır. Dinamik denge egzersizlerinin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlayan biodex denge aleti cihazı ile aynı zamanda yürüyemeyen hastalar adım atma egzersizlerine başlayabilmektedir.

Bilgisayarlı denge düşme korunma eğitimi (Biodex Denge Sistemi)

PRP özellikle son yıllarda giderek artan bir şekilde çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmış doğal bir tedavidir. Başlangıçta daha çok kozmetik ve anti-aging amaçlı kullanılmış olsa da son dönemlerde özellikle kas iskelet sistemi hastalıklarında da kullanılmaya başlamıştır. PRP İ“Platelet Rich Plasma” ifadesinin baş harflerinden türetilmiş olup, trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir. Bu yöntemde ilaç hastanın kendi kanından hazırlanmaktadır. Trombositten zenginleştirilmiş plasma sıvısı doğal bir ilaç gibi etki gösterir. Yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon kıkırdak gibi yapıların iyileşmesini hızlandırır.

İyileşmeyi uyaran, bir enjeksiyon tekniğidir.Hipertonik dextroz, fenol, gliserin, düşük konsantrasyonlarda lidokain, cod liver oil gibi irritan ve proliferatif maddelerin ekleme, tendonlara, ligamentlere enjekte edilmesi esasına dayanır.

Kıkırdak, tendon, eklem, kas sorunlarında sadece ağrının geçmesi değil, klinik tablonun iyileşmesi de sağlanır. Artrozlarda, eklem stabile sorunlarında, karpal tünel sendromunda, bel fıtığında,boyun fıtığında, avaskuler nekrozlarda, epikondilitte, (tensçi,golfçu dirseği gibi), topuk dikeninde, eklem kireçlenmelerinde, geçmeyen boyun, sırt, bel ağrılarında, ameliyat sonrası ağrılarda, ameliyata karar vermeden mutlaka incelenmesi gereken bir uygulamadır.

Kireçlenme, kıkırdak harabiyeti ve aşınması gibi problemlerde eklemin içine-çevresine, bağların içine ve çevresine çeşitli ilaç uygulamaları yapılabilmektedir. Hastanın hastalığına ve hastalığın şiddetine göre seçilen bu ilaçlar hem hastanın ağrısını azaltmakta hem de bozulan yapıları onararak hastaya ameliyatsız tedavi olanağı sağlamaktadır.

Alter-G yerçekimsiz ortamda egzersiz yapmayı sağlayan bir cihaz olup; felçli hastalarda, kireçlenmelilerde, kalça, bel, diz ağrıları, spor yaralanmalarında, obezlerde ve sporcu eğitiminde Amerika Birleşik Devletlerinde çok sık kullanılmaktadır. Alter-G cihazı %80’e varan yer çekimsiz ortam sağlayarak hastaların yürüme fonksiyonlarını çok kolay bir şekilde yapmasını olanaklı hale getirmektedir.